HARUN TOKAK

Ayçürök

Kazak bozkırlarında mahalli kıyafetiyle yaşlı Kazak bir kadın, serpiştiren kara hiç aldırmadan cılkı(at) sürüsünü köye doğru sürüyor. Bozkırda dondurucu bir soğuk var.

Yağmurlu bir gün batımındayız. Son Kazak köyünü de geçiyoruz.

Kazaklar evlerin pencere kenarlarını gök mavisi ile boyamışlar. Bu rengin evlerine uğursuzluğu sokmayacağına inanıyorlar.

Araba bizi Kazakistan sınırının bitiminde indiriyor. Yürüyerek geçiyoruz Kazak Kırgız sınır kapısını.

Diyalog Avrasya” Türkiye ve Kırgızistan milli heyetinin Kırgızistan Cumhurbaşkanını ziyareti vesilesi ile Bişkek’teyiz.

Bu ziyaretimizle bir kere daha anlıyoruz ki Kırgızlar Türkiye’yi çok seviyor. Bişkek bizden bir yer. Kırgızlara karşı içimizde tarifini tam yapamadığımız bir sevgi var. Bizi çeken bir şeyler var.

Başta Türk Kırgız okulları olmak üzere, Kırgızların milli kahramanının adını taşıyan Manas Üniversitesi, Atatürk Alatav Üniversitesi, Türk iş adamlarının yaptığı iş merkezleri, Türk şirketleriyle kendinizi Anadolu’da bir şehirde hissediyorsunuz.

Türk büyükelçiliği, güzel çalışmalar yapıyor. Sohbetimizin konusu Türk-Rus ilişkilerine geldiğinde, Büyükelçimiz Serpil Alpman, önemli bir tespitte bulunuyor ve Türkiye ile Rusya’nın tarihinde hiç olmadığı kadar iyi ilişkiler içinde olduğunu söylüyor.

Rusya Şarkiyat Enstitüsü Başkanı Rastislav Ribakov da, “Diyalog toplantıları vesilesi ile Türkiye’yi derinden tanıdım” diyor. 15 yıl öncesinin zihnindeki olumsuz Türk imajının silindiğini söylüyor.

TIKA ve Kültür bakanlığımızın temsilcilikleri de Türk Kırgız kültürlerine canla başla yaptıkları değerli katkıları gördük. Gayretleri bizi de heyecanlandırdı.

Sebat Şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Bey, bizi Ayçürök Kız Lisesine götürdü. Yöneticiler kız kolejine Ayçürök, Erkek Lisesi’ne de Aytmatov adını vermişler. Dünya çapındaki Kırgız edebiyatçı Aytmatov’u hepimiz biliyoruz.

Ayçürök, Kırgızların milli kahramanı Manas’ın gelinidir. Ayçürök, ay gibi güzel olan demektir. Bugün hâlâ Kırgız kızlarının güzelliklerini anlatmak için bu kelime kullanılır.

Çin hanı Konurbay, Manası oğlu Semeteyi, zehirli bir okla yaralar. Semetey ölmek üzereyken Ayçürök yetişir. Zehirli oku çıkarır Semetey’in sinesinden. Tabipliğiyle onu iyileştirir. Semetey’le Ayçürök evlenirler.

Semetey öldükten sonra da Ayçürök Kırgızları yıllarca başarı ile yönetir.

Bir ara Çinlilere esir düşerse de, oğlu Seytek annesini özgürlüğüne tekrar kavuşturur.

Kırgızlarda Ayçürök, güzelliği, cesareti, özgürlüğü ve iffeti temsil eder.

Bu Kız lisesine bu ismin verilmesi çok anlamlıdır.

Türkiye’den kilometrelerce uzakta, Tanrı dağlarının eteklerinde genç bacılarımız da, bu okulda öğretmenlik yapıyor. Öğrencilerinin arasında gurbet kuğuları gibi süzülerek, Ayçürek’in iffetini, cesaretini, özgürlük sevdasını aşılıyorlar.

Bir taraftan dünya standartlarında öğretim verilirken, diğer yandan yerel kültür yeşertiliyor. Yeni bir kültür doğuyor.

Geçen yıl Uluslararası Türkçe Olimpiyatları’nda bir Kırgız kızımız Elfira Erkin gümüş madalya almıştı ve okuduğu “Buruk acı” türküsü ile hepimizi büyülemişti.

Elfira, Ayçürök Kız Lisesi öğrencisidir. Kendisini göremedik ama “Buruk Acı türküsü” yankılandı, okulunun koridorlarında.

Gurbet içimde bir ok

Her şey bana yabancı

Hangi kapıyı çalsam

Karşımda büyük acı

Yıllar yılı gönlümde

Bir gün sabah olmadı

Bu ne bitmez çileymiş

Neden hala dolmadı

Bu türküyü bu kızımıza öğreten bacılarımızın buruk acılarını, ince ve hisli duygularını anlamaya çalışıyorum.

Kahraman öğretmenlerimizin fedakârlıklarını minnetle anıyoruz. Yarının Kırgız ve Türk ortak tarihi de anacaktır. Onların beklentilerinin daha ulvi olduğunu düşünüyorum.

Asya’ya sevdalı bu buhûrumeryem çiçeği bacılarımızla, Asya’da yeni bir nesil doğuyor.

Yıllarca hayatı buruk bir acı olarak yaşayan bu zor coğrafyanın insanları birbirini ilk defa bu kadar yakından tanıyor.

En tatlı uykuların bile korkulu rüyalara dönüştüğü bu bölgede insanların umutları yeşeriyor.

Tanrı dağlarında hala karlar kaplı olsa da, bozkırlarda yüreklere sevgi taşıyan rüzgârlar esiyor.

Bu okullar, hamiyetli Anadolu insanının eseridir, umutsuzluğa doğan şafak pırıltımızdır. Kışın da gelmiş bahar müjdecilerimizdir.

Güneş, Tanrı dağlarından gurub ederken Bişkek’ten ayrılıyoruz.

Manas’ın masallar ülkesinin ufuklarında uçağımız süzülürken muhteşem bir manzara ile karşı karşıyayız.

Ufuk boyunca dağlarının arkası yangın yeri, tutuşmuş yanıyordu, bize bakan yamaçlarını ise karlar kaplamıştı. .

Akşamın alacakaranlığında Tanrı dağlarının zirvelerinde karlar uçlarından tutuşmuş ufuk boyunca alev alev yanıyor.

Bozkırlarda esen rüzgârlara sevgi ve ümit aşılayan, Tanrı dağlarındaki karları alev topuna dönüştüren, günümüzün Ayçürök’lerine selam olsun.

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.